Blog İçinde Ara

29 Mayıs 2019 Çarşamba

Dnieprostroi Hidroelektrik Santrali

   1928-1933 yılları arasında Dnieper nehri üzerindeki devasa hidroelektrik santrali inşası Dnieprostroi, Sovyet tarihinde bir dönüm noktasıydı. 1920'lerin ortalarındaki tartışmalardaki Troçki ve sol muhalefet hızlı sanayileşmeyi salık veriyor, buna karşın Stalin ve Bolşevik Parti'nin çoğunluğu bunu reddedip daha aşamalı ve dengeli bir iktisadi kalkınma politikasını savunuyordu. Ancak 1920'lerin sonlarına doğru Stalin fikir değiştirdi. Sol muhalefeti tasfiye ettikten sonra,  onların bu politikasını kendisi sahiplenerek onu en acımasız biçimde zorla uyguladı. Stalin'in sanayileşme hamlesinin başladığına dair ilk işaret, Dnieper Barajı'nın inşası oldu.
   Bu aslında yeni bir fikir olmayıp, ilk defa 1905'te ortaya atılmıştı. Bolşevik devriminden hemen sonra Lenin ülkenin elektrifikasyonuna yönelik iddialı bir plan olan GOELRO Planı'nı başlattı. Lenin'in fikrine göre, elektrifikasyon, modernleşme için gerekli altyapıyı oluşturacaktı. Planlama, 1920'de başladı. 1925-1926 yıllarında Troçki, Dnieper Barajı planlama komisyonuna başkanlık ediyor ve daha o zamandan, bu yeni enerji kaynağıyla  bağlantılı bir sanayi kompleksi düşlüyordu. İlk tasarı 1926'da tamamlandı. Barajın inşası için kabaca 200 milyon rublelik yatırım gerekiyor ve 230.000 kw kapasiteli, yıllık üretimi 1,2-1,3 kw/s olan bir hidroelektrik santrali kurulması bekleniyordu. Wilson Barajı ve santralinin kurucusu Amerikalı uzmanlar Albay Hugh Cooper başkanlığında ülkeye davet edildi ve sonunda Komünist Parti Merkez Komitesi Kasım 1926'da olur karar verdi. 1927 yazında, nehrin iki yakasında paralel olarak ilerleyen dev inşaatta çalışanların sayısı 10.000'i aşmıştı. Tüm ülke projenin ilerleyişini izliyor, konuyla ilgili haberleri takip ediyordu. Proje, modernleşmenin ve ekonomik bağımsızlığın sembolü haline geldi. Köylü Rusya'ya ilk defa Amerikan teknolojisi getirilmişti.
   İnşa faaliyeti boyunca, elektrik santralinin planlanan kapasitesi, orijinal plandakinin iki katının üzerine çıkarak 530.000 kilovata yükseldi. Beşinci Parti Kongresi ve ardından Planlama Bakanlığı 1928-1929 yılları arasında ucuz elektrik kullanımı konusunu gündeme getirerek, Zaporojye ve Krivoy Rog'da dev demir-çelik işletmeleri ve yanı sıra bir alüminyum tesis ve kimya kompleksi kurma kararı aldı. Elektrik santrali, zengin bir kömür ve demir yatağı olan Donbass'a bağlandı ve birinci Beş Yıllık Plan boyunca zoraki sanayileşmenin başlıca aracı oldu. Beş yıl sonra, dev elektrik santrali ve yeni sanayi kompleksi hizmete açıldı.
   Santral inşaatı, bilhassa Rusya'yı geri kalmış Orta Asya, Kazakistan ve Batı Sibirya'ya bağlayan ve Sibirya'nın endüstrileşmesi için gerekli olan Trans-Sibirya demir yolu ile, çok büyük alanlara ulaşım ve sulama hizmeti götüren Volga-Don Kanalı gibi ona paralel giden dev inşaat projelerini başlatmasıyla, yeni bir çağın müjdecisi oldu. Okuma yazma bilmeyen mujiklerin memleketinden, bir sanayi devi doğdu. Bu sırada, tarımda zoraki ve kaba güce dayalı bir kolektifleştirme milyonlarca köylüyü yerinden etti ve milyonlarcasının hapislere atılmasına, katledilmesine yol açtı. Çok sayıda köylü büyük inşaat işlerine köle olarak kullanıldı. Tüm bunlara rağmen, 1930'ların başlarında Stalin gururla, komünizmin büyük inşa çalışmaları sayesinde ülkesinin sanayileştiğini ilan etti. Yaklaşan savaş için ekonomik hazırlıklar başlıyordu.
   Aman aramızda kalmasın 😉

VAN T. BEREND - AN ECONOMIC HISTORY OF TWENTIETH-CENTURY EUROPE kitabından alıntıdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder